Gebelikte Bitkisel Destekler



Son yirmi yılda bitkisel ürünlerin popularitesi giderek artmaktadir .Günümüzde tüm dünya populasyonun yaklaşık %20’si tarafından kullanılmaktadir. Bitkisel ürünleri en çok kullanan bireylerin yaşları 30 ila 50 arasında değişen kadın bireyler olduğu bildirilmiştir. Bitkilerle tedavi hızla gelişen bir akım olarak, hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde büyük bir ivme kazanmıştır.

Bunun nedeni birçok faktöre bağlanabilse de en önemli faktörler şu şekilde sıralanabilir.

1) Uygulanan medikal tedavinin yan etkilerini azaltarak yaşam kalitesini artırmak.
2) Kişilerin kendi sağlıklarını korumak için daha aktif rol almak istemesi.
3) Uygulanan medikal tedaviden memnuniyetsizlik.
4) Kullanılan reçeteli ilaçların tahmin edilen veya rapor edilen toksisiteleri hakkında bilgi sahibi olmak.
5) Kültürel etkiden dolayı geleneksel tedavi yöntemlerinin ve ürünlerin tercih edilmesidir.

Bitkisel ürünler bir bitkinin (yapraklar, kökler, çiçekler, gövdeler veya tohumları dahil) işlenmemiş veya işlenmiş parçalarından oluşan organik kimyasalların kompleks karıBitkisel ürünler sıklıkla doğal olması ve bu nedenden dolayı güvenilir olarak algılansa da aktif içeriklerine, kontaminantlara, ilaçlarla etkileşimlerine, miktarına(doz), kullanım yolu ve şekline, bireysel faktörlere bağlı olarak birçok farklı yan etkileri bildirilmiştir. 1994’te Besin Takviyesi Sağlık ve Eğitim Dairesi (DSHEA), bitkisel ürünleri besin takviyesi olarak tanımlanmıştır.

İlaç ve bitkisel ürün arasındaki major fark; besin takviyesi hastalığı teşhis etmek, tedavi etmek, önlemek için değil verilen tedavinin yanında tedaviyi destekleyici olarak nitelendirilir.
Bitkisel ürünler, farmasötik ilaçlar gibi güvenilirlik ve etkinlikleri gösterilmeden üretilebilir, satılabilir ve pazarlanabilir. Aynı zamanda bir bitkisel ürünün pazardan çekilmesi için FDA tarafından güvenli olmadığı kanıtlanmalıyken; farmasötik ilaçlarda ise bu tam tersidir yani; üreticinin ürününü satabilmek için FDA’ye güvenilirlik ve etkinliğini ispatlaması gerekmektedir.

Bu nedenle bitkisel ürünlerin saflık, doz, etkinlik ile ilgili konular ve potansiyel zararlı yan etkiler ile ilgili sorunları mevcuttur. Örneğin, çeşitli çalışmalarda çoğu bitkisel diyet takviyelerinin etiket içeriği ve gerçek içeriği arasında farklılığın olduğu saptanmıştır.

Piyasada ki 25 ginseng ürününde yapılan bir çalışmada biyolojik aktiviteye sahip olduğuna inanılan 2 içeriğinin (ginsenoidler, eleutrozidler) konsantrasyonlarında 15-200 kat arası farklılık olduğu bulunmuştur. Gebeler ve sağlık çalışanları arasında gebelik sırasında riskli durumlardan kaçınmaları gerekliliği giderek artmaktadır. Bu gebelik sırasında reçeteli ilaçların kullanımında bir düşüşe neden olmuş iken, aynı zamanda da hastanın alıp kullandığı bitkisel ve reçetesiz ilaçların kullanımında bir miktar artışa yol açmıştır.

Reçeteli veya reçetesiz olarak satın alınan bir ilacın gelişmekte olan fetus üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi sırasında önemli çelişkiler mevcuttur.Birçok vakada ürünler ile ilgili bilgiler hayvan çalışmalarından bilinmektedir. Bu çalışmalarda ilaçlar genellikle maternal morbiditeye neden olacak kadar yüksek dozda kullanılmakta ve türler arası farklılıkları nedeni ile insan riski açısından doğru riski yansıtmıyor olabilmektedir.

Birçok reçetesiz (OTC) ve bitkisel ilaç; başta aktif ve inaktif olmak üzere birden fazla bileşene sahiptir ki bu ajanların kombine etkisini belirlemeyi daha da zorlaştırmaktadır. Hastalar dozaj talimatlarını yanlış bir şekilde yorumlayabilirler ve önerilenden daha yüksek dozlarda ilaç kullanımına bağlı fetus gereksiz olarak ilaçlara daha fazla maruz kalabilmektedir.Birçok bitkisel ürün, hastanın kullandığı diğer ilaçlar ile etkileşime girer.

Ginko, kan sulandırıcı ilaçların etkilerini arttırabilir ve beklenmeyen kanamalara neden olabilir. St John's Wort, oral kontraseptiflerin etkinliğini azaltmaktadır ve siklosporin gibi immünsüpresif ajanların etkinliği ile etkileşime girmektedir. Ephedra, anestezi ajanları ile etkileşime girip aritmilere neden olabilmesinin yanı sıra antihipertansif ilaçların etkinliklerini azaltabilmektedir.

Birçok ürünün, özellikle hamilelikte kullanımının, potansiyel yararlarının ve zararlarının ilinmesine rağmen, hamilelik süresince kadınların, alternatif tıp uygulamalarından olan, bitkisel ilaç kullanımının etkilerini gösteren veriler sınırlıdır.

Gebelikte kullanımının gerçek sıklığı bilinmemekle beraber; 10 kadından 4’ünün gebeliği boyunca ekinezya, zencefil veya nane çayı gibi doğal ürünleri kullandığı ve 5 kadından 1’inin 9 aylık gebelik süresince sürekli olarak bunları kullandığını göstermektedir.

Bitkisel ürünlerin sık kullanılması kaygı vericidir. Çünkü bu ajanlar hekim bilgisi dahilinde olmadan kullanılmakta ve potansiyel olarak zararlı olduğu gebeler tarafından fark edilemeyebilmektedir.

GEBELİKTE KULLANILMASI ENGELLENEN BİTKİLER

BİTKİLERETKİLERİ
Kara yılanUterin düzenleyici
Mavi yılanOksitoksik
PapatyaKas gevşetici, uyuşukluğu yatıştırma
Altın MühürOksitoksik, menstürasyona etkili
GinkobilobaYetersiz delil
GinsengDaha fazla bilgiye ihtiyaç var
Dong quaiUterin düzenleyici
ComfrevKaraciğerde toksidite
Chaste AğacıUterin düzenleyici
EfedraUterin düzenleyici


Tıbben belirtilmedikçe gebeliğin ilk trimesterinde hiçbir şekilde ilaç veya bitkisel ürün kullanımının önerilmemesi genel bir kural gibidir. Yalnız gebelerde sıklıkla görülen sabah bulantısı için kullanılan zencefil kökü (ginger root) bu kuralın dışındadır.

GEBELİKTE YAYGIN OLARAK KULLANILAN BİTKİLER

Yaygın olarak kullanılan bitkilerGebelikte etkisi
Zencefil, NaneSabah bulantıları
KarahindibaKonstipasyon (kabızlık)
KızılcıkÜriner sistem enfeksiyonu
Kırmızı ahududu yaprağıAnemi
DandelionAnemi (kansızlık)


Black cohosh (Karayılan otu)
Black cohosh orjinalinde, yerli amerikan insanlarının jinekolojik rahatsızlıkları ve kas iskelet sistemiyle ilgili şikayetlerin tedavisinde kullandığı bir bitkidir.Hamilelik süresince, özellikle black cohosh’un fetuse en büyük zararı verebileceği birinci trimester boyunca önlem alınarak (tedbirli bir şekilde) kullanılmalıdır. Bilimsel literatürde rapor edilmiş malformasyonlar olmamasına rağmen, black cohosh daha fazla klinik araştırma yapılana kadar, 3.trimesterde önlem alınarak kullanılmalıdır. Ayrıca laktasyon süresince black cohosh kullanımıyla ilgili kanıtlar da zayıftır.

Geleneksel ve yaygın kullanım, hamilelik süresince özellikle birinci trimester ve laktasyon döneminde Black cohosh bitkisinin kullanımının risk oluşturduğunu belirtir. Açıkça, bu alanda daha ayrıntılı ve daha kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.

Blue Cohosh (Maviyılan otu)
Blue cohosh, doğum sancısının başlatılmasında, doğum sancılarının hızlandırılmasında ve genellikle annenin mümkün olduğunca çabuk ve acısız doğum yapması için kullanılmaktadır. Blue cohosh’un kardiyak kaslar üzerinde toksik etkileri vardır, bu etkiler muhtemelen koroner damarlardaki vazokonstrüktif aktivitesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Blue cohosh’un gözlenen kardiyovasküler doğum defektlerine neden olan faktör olabileceği düşünülmektedir.

Laktasyon döneminde blue cohosh’un güvenilir etkileri bilinmemektedir. Kardiyak glikozitlerin anne sütünün içine girmesi ve yeni doğanda potansiyel kardiyovasküler olumsuz etkileri açık değildir.

Kardiyak toksisitesi, prematüre etkisi, nikotinik toksisite ve potansiyel teratojenitesi temel olarak raporlandığında, blue cohosh:

1) Hamilelik süresince tedbirli kullanılması
2) Tıbbi profesyonel denetim altında kullanılması ve
3) Halkın reçetesiz ulaşabileceği bir ürün olmaması gerektiği vurgulanmıştır.

Cranberry (Kızılcık)
Cranberry (kızılcık), üriner bölge enfeksiyonlarının tedavisinde ve önlenmesinde kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar hamile kadınlarda üriner sistem enfeksiyonlarının sıklıkla görülme oranının arttığını bildirmektedir. Norveç’te 400 kadın üzerinde yapılan bir çalışma kızılcıktan yapılmış meyve suyunun hamilelik süresince uygulanan en yaygın bitkisel terapi olduğu sonucunu varmıştır. Bu bitkinin hamilelik döneminde popüler kullanımı, hamilelik ve laktasyon süresince oluşturabileceği zarar için potansiyelini ve etkinliğini gösterecek daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır.

St John’s Wort (Sarı Kantaron)
Yıllarca sindirim bozuklukları, bağırsak kurdu, yara iyileşmesi, yüksek ateş ve yılan sokması için kullanılmıştır.St. John’s wort’un orta ve hafif derecede depresyon üzerinde etkisinin olduğunu destekleyen iyi kanıtlar vardır. Duygu durum bozuklukları kadınlar arasında görülen en yaygın sağlık problemidir. Hamilelikte depresyon geçiren kadınların veya depresyon hikayesi olan hastaların yaklaşık %10’unun duygu durumunda doğum sonrası kötüleşme riski vardır. Hamilelik ve laktasyon döneminde bu ürünün kullanımına ilişkin veriler sınırlıdır.

Ginseng
Çok sayıda çalışma, Ginseng’in enerjiyi ve uyanıklılığı artırabildiğini, bağışıklık fonksiyonlarını güçlendirebildiğini ve stresin azaltılmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bu bitki hamileliğe spesifik değildir ama, zencefile benzer olarak bulantı ve kusma tedavisinde kullanılabilir. Hem klinisyenler hem kadınlar bitkisel ürün kullanımında dikkatli olmalıdır. P. Ginseng’in hamilelik ve laktasyon döneminde güvenilir olmadığını gösteren yüksek kaliteli kanıtlar yoktur. Ginseng için yeterli delil yoktur, doğru bir öneri verilebilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Panaks ginsengle ilgili olarak şimdiye kadar analiz edilen sistematik çalışmaların çoğu hamilelik süresince kullanımının güvenilir olabileceğini göstermektedir.

Ekinezya
Ekinezya tarihte Kuzey Amerika yerlileri tarafından yaralar, böcek sokmaları, enfeksiyonlar, diş ağrıları ve eklem ağrıları gibi çeşitli şartlarda en yaygın kullanılan tedavi edici bitkidir. Geleneksel ve yaygın kullanım, hamilelik ve laktasyon sürecinde bu bitkinin alımının anlamlı bir riskinin ortaya çıkmadığını göstermektedir. Net bir şey söylemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Zencefil
Bu ajan sindirime yardımcı, uyarıcı, idrar söktürücü ve antiemetik bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Yapılan bir araştırma da 4 gün boyunca günlük 1 gr dozunda ek zencefil alan 32 kadının dahil olduğu ikinci bir çalışmada; zencefil alan grup, plasebo grubu ile karşılaştırıldığı zaman zencefil alan gruptaki kadınların bir kısmının daha az kusma ve bulantı atakları olduğu bildirilmiştir.

Keating & Chez tarafından 2002 yılında Amerika’da yapılan çalışmada, 26 gebe kadına ilk trimesterlerin de zencefil şurubu veya plasebo suyla birlikte verilmiştir. Zencefil şurubu içen 13 gebe kadından 10’unun bulantı sayılarında belirgin bir azalma gözlenirken, her gün kusan 12 kadının 8’inde tedavinin altıncı gününde kusmanın tamamen durdurulduğu saptanmıştır.

Ginko Biloba
İnsanlarda gebelik sırasındaki kullanımı ile ilgili çalışmalar bulunmamaktadır.Ayrıca, Ginko reçete edilen ilaçlar ile etkileşime girebilir. Örneğin kan sulandırıcı (örneğin varfarin) etkilerini arttırıp beklenmeyen kanamalara neden olabilir. Bu madde ile ilgili bilinmeyen bilgiler göz önüne alındığında, çeşitli kaynaklarda gebelikte sırasındaki kullanımından kaçınılması gerektiği rapor edilmiştir.

GÜVENİNİRLİLİK YAN ETKİLER VE TOKSİTİTE
Bitkisel ürünlerin, bitki olmaları nedeniyle genellikle doğal oldukları ve bu nedenle güvenilir oldukları sıklıkla düşünülmektedir. Fakat bitkisel ürünler ile ilgili birçok farklı yan etkiler (biyolojik olarak aktif içeriklere, kontaminanlara veya ilaç etkileşimlerine bağlı yan etkiler) bildirilmiştir.

Birçok bitkisel ürün farmakolojik olarak aktif bileşikler içerdiğinden aşırı biyolojik etkilere bağlı yan etkilere neden olabilir. Örneğin efedra, yapılan bir analizde sık olarak kullanılan diğer bitkisel ürünlerle kıyaslandığında yan etki oluşturma ihtimalinin 40 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Ne yazık ki birçok bitkisel ürünün yan etkilerinin gerçek sıklığı bilinmiyor çünkü birçoğu geniş klinik çalışmalarda test edilmemiştir ve denetim sistemleri farmasötik ürünler için mevcut olanlardan daha az yaygındır. Yapılan bir çalışmada bitkisel ürünlere bağlı yan etkileri tespit etmek için tasarlanmış denetim sistemlerinin yetersiz olduğu ve muhtemelen bütün olayların %1’den azını tespit ettiği sonucuna varmıştır.

Özetle; Bitkisel ürünlerin aktif içeriklerine, kontaminantlarına, ilaçlarla etkileşimlerine, miktarına(doz), kullanım yolu ve şekline, bireysel faktörlere bağlı gelişen yan etkilerine karşı daha çok çalışma yapılmalıdır. Sınırlı bilgi olduğu durumlarda tedaviye önemli faydaları olduğu tespit edilmedikçe ve daha iyi bir şekilde araştırılmış olan ruhsatlı ilaçlar bulunmadıkça en iyi yaklaşım gebelik sırasında bitkisel ürünlerin kullanılmasının önlenmesidir.


Makalelere Geri Dön